logo

Sitemize hoşgeldiniz.
Tarih: 11-18-2019
Saat: 15:35

MatematikProjeleri.com

– Matematik bilimlerin sultanıdır… –
Site Map Contacts anasayfa

Üye Panelİ

Anket

    • EĞİTİM SİSTEMİNİ SAĞLIKLI BULUYORMUSUNUZ

      View Results

      Loading ... Loading ...
  • Etİketler

    Sayaç

    TAKVİM

    Kasım 2019
    Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
    « Ara    
     123
    45678910
    11121314151617
    18192021222324
    252627282930  

    POPÜler YAZILAR

    SON YORUMLAR

    • gencdede: Genç ama ton ton bir dede olmama rağmen genel kültürüm çok iyidir. Bu sorunun cevabı: D şıkkıdır.
    • TahsinBey: ton ton dede tebrikler!!!!
    • gencdede: Genç ama ton ton bir dede olmama rağmen soruları çok iyi çözerim. Bu sorunun cevabı: 32 saniyedir.
    • gencdede: Gen. ama ton ton bir dede olmama rağmen soruları çözerim. Bu sorunun cevabı: 1.5 TL’dir.
    • gencdede: Genç ama tonton bir dede olmama rağmen soruları çözerim. Bu sorunun cevabı:13
    You are here: Home » Ünlü Matematikçiler
    yazarYazar: TahsinBey | tarihTarih: 10 Haziran 2012 / 17:01

          Cahit ARF 1910 yilinda Selanik’te dogdu. 1932 yilinda Galatasaray Lisesi’nde matematik ögretmenligi, 1933 yilinda Istanbul Üniversitesi Fen Fakültesi’nde profesör adayı olmustur. Doktorasini 1938 yilinda Almanya’da Clölting Üniversitesi’nde tamamladi. Daha sonra Istanbul Üniversitesi’ne dönen ARF. 1943’de profesör. 1955’de Ordinaryüs Profesör oldu. 1964-1965 yillari arasinda Fransa’da bulunan Prineiton’daki Yüksek Arastirma Enstitüsü’nde konuk ögretim üyesi olarak görev yapti.
    1938 yilindan ben Cahit ARF cebir, sayilar teorisi, elastisite teorisi, analiz, geometri ve mühendislik matematigi gibi çok çesitli alanlarda yaptigi çalismalarla matematige temel katkilarda bulunmus, yapisal ve kalici sonuçlar elde etmistir.

            Cahit ARF’in ilk çalismasi, 1939 yilinda Almanya’nin ünlü bir matematik dergisi olan Crelle Journal Dergisi’nde yayinlanmistir. Cahit ARF çözülebilen cebirsel denklemlerin bir listesini yapmak amaciyla Göttingen’de ünlü matematikçi Hasse’nin doktora ögrencisi oldu. Hasse’nin önerisiyle özel hallerle problemini çözdü. Cahit ARF bu çalismasiyla sayilar teorisinde çok özel bir yeri olan lokal cisimlerde dallanma teorisine çok öneli yapisal bir katkida bulunmustur. Burada buldugu sonuçlardan bir bölümü dünya matematik literatüründe “Hasse-Arf teoremi” olarak geçmektedir.

                        Bundan sonra ugrastigi problem, matematikte “kuadratik formlar” olarak bilinen konudadir. Uzayda konisel yüzey denklemleri buna basit bir örnek olarak gösterilebilir. Bu konudaki temel problem, kuadratik formlarin bir takim invariantlar, yani degismezler yardimiyla siniflandirilmasidir. Bu siniflandirma Witt adinda ünlü bir Alman matematikçi tarafindan karakteristigi ikiden farkli olan cisimler için 1937’de yapilmistir. Karakteristik iki olunca problem çok daha zorlasiyor ve Witt’in yöntemi uygulanamiyordu. Cahit ARF bu problemle ugrastigi ve karakteristigi iki olan cisimler üzerindeki kuadratik formlari çok iyi bir biçimde siniflandirdi. Bunlarin invariantlarini, yani degismezlerini insa etti. Bu invariantlar dünya literatüründe “Arf Invariantlan” olarak geçmektedir. Bu çalismasi 1944 yilinda Crelle dergisinde yayinlandi ve Cahit ARF’i dünyaya tanitti.
    1945’lere gelindiginde düzlem bir egrinin herhangi bir kolundaki çok kat noktalarin çok katliliklarinin yalniz aritmetige ait bir yöntem ile nasil hesaplanacagi iyi bilinmekteydi. Düzlem halde algoritmanin basladigi sayilar egri kolunun parametreli denklemlerinden bilinen bir kanuna göre elde ediliyordu. Genel durumda ise böyle bir sonuç henüz bulunamamisti.

           Bu siralarda Istanbul’da Patrick du Val adinda Ingiliz bir matematikçi bulunuyordu. Du Val genel halde algoritmanin basladigi sayilara “karakter” adini vermis ve egrinin tüm geometrik özelliklen bilindigi zaman bu karakterlerin nasil bulunacagini göstermisti. Bunun tersi de dogruydu. Bu karakter bilinirse, egrinin çok katillik di/isi, yani geometrik özellikleri de bulunabiliyordu. Burada açik kalan problem ise bir egrinin parametreli denklemleri verildiginde karakterlerini bulabilmek idi. Cevap düzlem egriler için bilinmekte, ama yüksek boyutlu uzaylarda bulunan tekil egriler için bilinmemekte idi. Ayrica, yüksek boyutlu bir uzayda tanimlanmis bir tekil egrinin çok katillik özelliklerini, yani geometrik özelliklerini bozmadan en düsük kaç boyutlu uzaya sokulabilecegi de bu problemle beraber düsünülen bir soru idi. Bu çesit sorular matematiksel bakis açisinin temel problemi olan siniflandirma probleminin egrilere uygulanmasi bakimindan son derece önemli ve zor sorulardi. Cahit ARF bu problemi 1945’de tamamiyla çözmüs ve tek boyutlu tekil cebirsel kollarin siniflandirilmasi problemini kapatmistir. Bu sonucun zorlugu hakkinda fikir elde edebilmek için düzgün varyetelerin siniflandirilmasi probleminin bugüne kadar yalniz 1. 2 ve kismen 3 boyutlu varyeteler için çözüldügünü tekilliklerinin siniflandirilmasi probleminin ise l boyutlu varyeteler, egriler için Cahit ARF tarafindan çözüldügünü göz önüne almak gerekir. Cahit ARF bu problemi çözerken önemini gözledigi ve problemin çözümünde en önemli rolü oynadigini farkettigi bazi halkalara “karakteristik halka” adini vermis ve daha sonra gelen yabanci arastirmacilar bu halkalara “Arf halkalari” ve bunlarin kapanislarina “Arf kapanislari” adini vermislerdir. Cahit ARF’in bu çalismasi 1949’da Proceedings of London Mathematical Society dergisinde yayinlanmistir.
    Cahit ARF’in 1940’li yillarda yaptigi bu çalismalarin günümüzde hala kullaniliyor olmasi, onun kaliciligini ispatlamistir.
    Cahit ARF’i ilk taniyan bir kisi onun sadece matematige ilgi duyan bir insan oldugu izlenimini edinebilirdi. Cahit ARF için. matematik her seyin üzerinde ve ötesindeydi. Ancak, onun TÜBITAK’in kurulmasinda ve gelismesinde gösterdigi çabayi ve özeni bilenler Cahit ARF’in öyle içine kapanik, matematikle ugrasan dis dünyayla ilgilenmeyen bir kisi olmadigini bilirler. Mühendisligin günlük hayattan dogan problemlerine her zaman ilgi gösterirdi. Ama, bu probleme mutlaka matematiksel bir model bulmaya da çalisirdi. Hele bir de pratikten gelen problemi matematik olarak çözüme kavusturursa pek keyiflenirdi. Mustafa INAN’la böyle bir isbirligi yapmis ve INAN’in köprülerde gözlemleyip, arastirdigi bir sorunun matematiksel kesin çözümünü vermistir. Bu çalismalari Cahit ARF’a Inönü Ödülünü kazandirmistir.
    Üniversitede rektörlük, dekanlik gibi idari görevler almaktan kaçinmistir. Arastirmacilarin bu gibi görevlerden uzak durmalari gerektigi görüsündeydi. Ama uzun yillar TÜBITAK Bilim Kurulu Baskanligini da özveriyle yürütmüstür.
    Ortadogu Teknik Üniversitesi’nde bulundugu yillarda yeni ve farkli bir üniversite modelinin ve kültürünün ortaya çikmasi için çaba göstermistir. Akademik dünyanin yapay hiyerarsik ayrimlariyla alay etmistir. Genç ögretim üyeleri ve ögrencilerle çok güzel, yararli ve keyifli bir diyalog içindeydi. Her zaman üniversite içi çekismelerden ve politikadan özenle uzak durdugu halde. ODTÜ sistemi tehlikeye düstügünde duyarli ve sorumlu bir bilim adami olarak kendini bir mücadelenin içine atmaktan çekinmemistir. Bu onurlu mücadelede bile matematigin aksiyomatik yaklasimini kimseye fark ettirmeden kullanmistir.
          Cahit ARF 1948’de Inönü Ödülü, 1974’de TÜBITAK Bilim Ödülü, 1980’de ITÜ ve KTÜ Onur Doktorasi, 1981’de de ODTÜ Onur Doktorasini aldi, genç yasta Mainz Akademisi Muhabir üyeligine seçildi ve Türkiye Bilimler Akademisi Onur Üyesi olmustur.
    Cahit ARF matematikte kalici izler birakarak 26 Aralik 1997’de aramizdan ayrilmistir. Türkiye’de ve dünyada her zaman hatirlanacaktir.Hatta 10 tl lik paraların üstüne resmi konulmuştur.

    yazarYazar: TahsinBey | tarihTarih: 25 Mayıs 2012 / 11:47

                                                                                 Georg Friedrich Bernhard Riemann

                                                        

     1826 yılında Almanya’da doğmuştur.Analiz ve diferansiyel geometri dalında çok önemli katkıları olmuştur. Söz konusu katkılar daha sonra izafiyet teorisinin geliştirilmesinde önemli rol oynamıştır.

    Almanya‘da Dannenberg yakınlarındaki Hanover Krallığının Breselenz kasabasında doğan matematikçinin babası Friedrich Bernhard Riemann idi. Bernhard Riemann altı çocuklu bir ailenin ikinci çocuğuydu.

    Riemann, 1840 yılında büyükannesi ile yaşamak ve Lyceum‘u ziyaret etmek için Hanover‘e gitti. Büyükannesinin 1842 yılındaki vefatından sonra Lüneburg‘daki Johanneum‘a giden Riemann, 1846‘da yani 19 yaşında Göttingen Üniversitesi‘nde filoloji ve teoloji çalışmaya başladı. En küçük kareler yöntemini anlatan matematikçi Gauss‘un derslerine katıldı. 1847 yılında Riemann’ın babası ona teolojiyi bırakıp matematik çalışması için izin verdi.

    1847 yılında Berlin‘e gitti. Burada Jacobi, Dirichlet veya Steiner ders veriyordu. Berlin’de iki yıl kalan matematikçi 1849 yılında Göttingen‘e döndü.

    Riemann ilk dersini 1854‘te verdi ve bu dersle sadece Riemann geometrisinin temellerini kurmakla kalmadı aynı zamanda daha sonra Einstein‘in izafiyet teorisinde kullanacağı yapıların da temellerini attı. 1857‘de Götingen Üniversitesi’nde özel profesörlük kademesine terfi etti ve 1859‘da profesör oldu.

    1862 yılında Elise Koch ile evlendi.

    Selasca, İtalya’ya seyahatta hayata gözlerini yumdu.

    yazarYazar: TahsinBey | tarihTarih: 25 Mayıs 2012 / 10:43

                                                                 

                                                                         CHRİSTİAN GOLDBACH (Alman matematikçi)

              Goldbach, 18 Mart 1690’da Prusya’nın Königsberg şehrinde doğmuştur. Babası bir pastördü. Königsberg Üniversitesi‘nde matematik ve hukuk okudu. 1725 yılında St. Petersburg’da tarih ve matematik profesörü olmuştur. 1728 yılında Çar II. Petro’ya özel dersler vermek amacıyla Moskova’ya yerleşmiş, burada bir süre kaldıktan sonra Avrupa’ya gitmiştir.

            Goldbach’ın önemli çalışmaları Sayılar teorisi üzerinedir. Matematikçiye asıl ün kazandıran çalışması, asal sayılar ile ilgili öne sürdüğü varsayımdır. Goldbach’a göre “2’den büyük her çift sayı, iki asal sayının toplamı olarak ifade edilebilir.” Goldbach, bu varsayımından  Euler’e gönderdiği ünlü mektubunda bahseder. Goldbach asal sayılarla ilgili olarak ayrıca, her tek sayının üç asal sayının toplamı olduğunu da söylemiştir (Goldbach hipotezi). Ancak bu iki varsayımıyla ilgili olarak herhangi bir ispat sunmamıştır. Goldbach’ın birinci varsayımı hala doğruluğu kanıtlanmamış bir teori olarak görülmesine rağmen, ikinci varsayımı 1937’de Vinogradov’un çalışmaları sonucu ispatlanmıştır.20 Kasım 1764’de Moskova’da ölmüştür..

    Kategori: GENEL

    Harezmi

    yazarYazar: TahsinBey | tarihTarih: 3 Mayıs 2012 / 23:18

    HAREZMİ

          Harezmi,matematik ,tarih,coğrafya ve  gökbilim alanlarında çalışmış bir bilim adamıdır.780 yılında Harzem bölgesinde dünyaya gelmiştir.850 yılında bağdatta dünyaya gözlerini kapamıştır.harezmi ünlü bir Türk bilim adamıdır.

    Cebir sözcüğü de Harezmi‘nin ‘’ Cebir ve Denklem Hesabı Üzerine Özet Kitap’’ adlı eserinden gelmektedir. Bu eser aynı zamanda doğu ve batının ilk müstakil cebir kitabı olma özelliğini taşımaktadır.

    Matematik alanındaki çalışmaları cebirin temelini oluşturmuştur. Bir dönem bulunduğu Hindistan’da sayıları ifade etmek için harfler ya da heceler yerine basamaklı sayı sisteminin kullanıldığını saptamıştır. Harezmî’nin bu konuda yazdığı kitabın Algoritmi de numero Indorum adıyla Latince’ye tercüme edilmesi sonucu, sembollerden oluşan bu sistem ve sıfır, 12. yüzyılda batı dünyasına sunulmuştur. ‘’Cebir ve Denklem Hesabı Üzerine Özet Kitap’’, matematik tarihinde, birinci ve ikinci dereceden denklemlerin sistematik çözümlerinin yer aldığı ilk eserdir. Bu nedenle Harezmî (Diophantus ile birlikte) “cebirin babası” olarak da bilinir.

    yazarYazar: TahsinBey | tarihTarih: 20 Nisan 2012 / 9:51

    1980 yılında Tokat Erbaa ilçesinde doğmuştur.İlköğretimi Bağpınar Köyü Okulunda başlayıp,üniversite hayatını Balıkesir Üniversitesi Matematik Öğretmenliği bölümünden mezun olarak tamamlamıştır.Halen Özel Mürüvvet Evyap İlköğretim Okullarında Olimpiyat Öğretmeni olarak görev yapmaktadır.